studyo-haberleri
İlk Dövmenizi Yaptırmadan Önce Bilmeniz Gereken 10 Şey

İlk dövmenizi yaptırmaya karar verdiğiniz an, muhtemelen aynı anda hem heyecanlanıyor hem de kafanızda onlarca soru dolaştırıyorsunuz. “Çok acır mı?”, “Ya pişman olursam?”, “Hangi bölgeye yaptırmalıyım?”, “Dövme sanatçısını nasıl seçmeliyim?”, “Seans öncesinde ne yapmam gerekiyor?” gibi sorular ilk kez dövme yaptıracak hemen herkesin aklından geçiyor.
Bu oldukça normal. Çünkü dövme yalnızca cildinize yapılan bir çizim değil; uzun süre, çoğu zaman da hayatınız boyunca sizinle kalacak kişisel bir karar. Bu nedenle ilk dövmenizi yaptırmadan önce tasarımdan stüdyo seçimine, seans öncesi hazırlıktan dövme sonrası bakıma kadar bazı temel noktaları bilmek hem daha güzel bir sonuç almanızı hem de süreci çok daha rahat geçirmenizi sağlar.
Dövme dünyasına ilk kez adım atacaksanız, ilk dövmenizi yaptırmadan önce bilmeniz gereken en önemli detayları birlikte konuşalım.
Tasarım konusunda acele etmeyin
Bir dövmeyi beğenmek ile o dövmeyi yıllarca vücudunuzda taşımak istemek aynı şey değildir. Sosyal medyada gördüğünüz bir tasarım o an size çok etkileyici gelebilir. Birkaç hafta sonra aynı tasarıma baktığınızda ise aynı hissi vermeyebilir. Bu nedenle özellikle ilk dövmenizde yalnızca trend olduğu için bir tasarım seçmek yerine gerçekten sizi yansıtan bir fikir üzerinde düşünmek daha doğru olacaktır.
Buradaki amaç mutlaka çok derin bir anlam bulmak da değildir. Her dövmenin dramatik bir hikâyesi olmak zorunda değil. Sadece görsel olarak çok sevdiğiniz bir tasarım da yıllarca keyifle taşıyabileceğiniz bir dövmeye dönüşebilir. Önemli olan kararın size ait olmasıdır.
Örneğin Pinterest veya Instagram’da gördüğünüz bir tasarımı birebir kopyalatmak yerine, o tasarımda neyi sevdiğinizi düşünün. Çizgi stilini mi? Kompozisyonunu mu? Minimal oluşunu mu? Kullanılan sembolü mü?
Bunu dövme sanatçınızla paylaştığınızda size özel, karakterinizi daha iyi yansıtan bir çalışma ortaya çıkabilir. Böylece başka birinin dövmesini taşımak yerine, ilham aldığınız fikirden size ait bir tasarım oluşturabilirsiniz.
İlk dövme konusunda yapılan en büyük hatalardan biri hızlı karar vermektir. Bir tasarımı gördüğünüz anda randevu almak yerine birkaç gün hatta birkaç hafta beklemek bazen en doğru testtir. Aradan zaman geçmesine rağmen hâlâ aynı tasarımı istiyorsanız kararınızın anlık bir hevesten daha güçlü olduğunu anlayabilirsiniz.
Dövme sanatçınızı yalnızca fiyata göre seçmeyin
Bir diğer önemli konu ise dövme sanatçısı seçimidir. İlk kez dövme yaptıracak kişilerin yaptığı en kritik hatalardan biri, farklı stüdyolardan yalnızca fiyat alıp en düşük rakamı tercih etmektir.
Elbette bütçe önemlidir ancak dövme yaptırırken satın aldığınız şey yalnızca birkaç saatlik bir hizmet değildir. Sanatçının deneyimi, kullandığı ekipman, stüdyonun hijyeni, tasarım bilgisi ve uygulama kalitesi doğrudan alacağınız sonucu etkiler.
Her dövme sanatçısının kendine özgü bir çalışma tarzı vardır. Bazı sanatçılar minimal ve fine line dövmelerde çok başarılıyken bazıları realism, blackwork, old school, geometrik veya renkli tasarımlarda uzmanlaşabilir.
Bu nedenle dövme sanatçısı seçerken öncelikle portfolyosunu incelemelisiniz.
Ancak yalnızca en iyi birkaç paylaşımına bakmak yeterli değildir. Çizgilerin temizliğini, detay seviyesini, benzer tarzda yaptığı farklı işleri ve mümkünse iyileşmiş dövme çalışmalarını incelemek size çok daha sağlıklı bir fikir verir.
Çünkü yeni yapılmış bir dövme ile tamamen iyileşmiş bir dövmenin görünümü aynı değildir. Gerçek kaliteyi anlamanın yollarından biri dövmenin zaman içerisindeki görünümünü değerlendirmektir.
Kısacası doğru sanatçı yalnızca güzel dövme yapan kişi değildir. Sizin istediğiniz stile hâkim olan, fikirlerinizi anlayan ve sizinle sağlıklı iletişim kurabilen kişidir.
Dövmenin vücudunuzdaki konumu düşündüğünüzden daha önemlidir
Sonrasında düşünmeniz gereken konulardan biri dövmenin vücudunuzdaki konumudur. Tasarıma karar verdikten sonra genellikle “Peki bunu nereye yaptırmalıyım?” sorusu gelir.
İlk dövmede bölge seçimi estetik kadar konfor açısından da önemlidir.
Vücudun her bölgesinin hassasiyeti aynı değildir. Derinin ince olduğu, kemiğe yakın bölgeler veya sinir uçlarının yoğun olduğu alanlar genellikle daha hassas hissedilebilir. Kaburga, ayak bileği, diz çevresi, dirsek veya göğüs kemiği çevresi bazı insanlar için daha zorlayıcı olabilir.
Kolun dış bölgesi, üst kol veya bazı bacak bölgeleri ise ilk dövme deneyimi açısından birçok kişi tarafından daha konforlu bulunabilir.
Burada kesin bir “en az acıyan dövme bölgesi” söylemek mümkün değildir çünkü acı eşiği kişiden kişiye değişir. Bir arkadaşınızın “Hiç acımadı.” dediği bölge size oldukça hassas gelebilir. Bunun tam tersi de mümkündür.
Konum seçerken yalnızca acıyı değil tasarımın vücutla ilişkisini de düşünmek gerekir.
Bazı tasarımlar küçük ölçekte çok güzel görünürken bazıları detaylarını gösterebilmek için daha geniş bir alana ihtiyaç duyar. Profesyonel bir dövme sanatçısı, tasarımınızın vücudunuzun hangi bölgesinde ve hangi ölçüde daha iyi duracağı konusunda sizi yönlendirebilir.
Bazen “Ben bunu kesinlikle 3 santimetre istiyorum.” dediğiniz bir tasarım için sanatçının biraz daha büyük ölçü önermesinin sebebi sizi daha büyük dövmeye ikna etmek değil, detayların zaman içerisinde birbirine karışmasını engellemektir.
Küçük dövme her zaman daha kolay dövme anlamına gelmez
Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise dövmenin boyutudur. İlk dövmede insanların büyük bölümü doğal olarak küçük tasarımlara yöneliyor. Bunun temel sebebi daha az acıyacağını, daha hızlı biteceğini ve ileride pişman olursa daha kolay gizlenebileceğini düşünmek.
Bazı durumlarda bu doğru olabilir ancak küçülen her tasarım daha iyi sonuç vermez.
Özellikle içerisinde çok fazla detay, ince yazı veya birbirine yakın çizgiler bulunan tasarımlar gereğinden fazla küçültüldüğünde ilk gün oldukça hoş görünebilir. Fakat yıllar içerisinde okunabilirliğini ve detaylarını kaybedebilir.
Cilt yaşayan bir yapıdır. Dövme de zamanla ciltle birlikte değişir. Bu nedenle tasarım ile ölçü arasında doğru bir denge kurulması gerekir.
Minimal dövme yaptırmak istiyorsanız elbette yaptırabilirsiniz. Ancak sanatçınız tasarımınız için belirli bir minimum ölçü öneriyorsa bunun arkasında genellikle teknik bir gerekçe vardır.
İyi bir dövme yalnızca ilk gün fotoğraflarda güzel görünen değil, yıllar sonra da formunu mümkün olduğunca koruyabilen dövmedir.
Stüdyo hijyenini asla ikinci plana atmayın
Bunun yanında dövme yaptıracağınız stüdyonun hijyeni en az tasarım kadar önemlidir.
Dövme uygulaması sırasında cilt üzerinde kontrollü şekilde mikro yaralanmalar oluşturulur. Dolayısıyla hijyen konusu bir tercih değil, işlemin temel şartlarından biridir.
Stüdyoya girdiğinizde kullanılan alanın temizliği, sanatçının eldiven kullanması, çalışma yüzeylerinin korunması, tek kullanımlık malzemelerin doğru şekilde kullanılması ve ekipman hijyeni konusunda titiz davranılması gerekir.
İlk kez dövme yaptırıyorsanız bazı detayların ne anlama geldiğini bilmemeniz son derece normal. Bu noktada soru sormaktan çekinmemelisiniz.
“Bu iğne tek kullanımlık mı?” veya “Kullanılan malzemelerin hijyeni nasıl sağlanıyor?” gibi soruları rahatlıkla sorabilirsiniz.
Profesyonel bir dövme stüdyosu bu tür sorulardan rahatsız olmaz. Tam tersine süreci size açık bir şekilde anlatabilmelidir.
Dövme yaptırırken tasarımın güzelliği kadar işlemin güvenli ve hijyenik koşullarda gerçekleştirilmesi de önemlidir. Çünkü dünyanın en güzel tasarımı bile sağlıksız koşullarda uygulanıyorsa iyi bir dövme deneyiminden söz etmek mümkün değildir.
Dövme seansına hazırlıklı gelin
Bir başka önemli nokta ise dövme günü nasıl hazırlandığınızdır. Dövme seansı öncesinde yaptığınız küçük hazırlıklar deneyiminizi düşündüğünüzden çok daha fazla etkileyebilir.
Özellikle uzun sürecek bir seans planlanıyorsa vücudunuzun iyi durumda olması önemlidir.
Seans öncesindeki gece mümkün olduğunca iyi uyumaya çalışın. Uykusuz, yorgun ve aç şekilde dövme seansına gelmek kendinizi daha kötü hissetmenize neden olabilir.
Dövme yaptırmadan önce dengeli bir öğün yemek de oldukça önemlidir. Saatlerdir hiçbir şey yememiş şekilde seansa girmek iyi bir fikir değildir.
Bol su içmek ve vücudunuzu susuz bırakmamak da genel olarak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur.
Seans günü rahat kıyafet seçmeniz de işleri kolaylaştırır. Dövme yapılacak bölgeye sanatçının rahatça ulaşabilmesi gerekir. Örneğin üst bacağa dövme yapılacaksa bölgeye erişimi zorlaştıran çok dar bir kıyafetle gelmek işleri gereksiz yere zorlaştırabilir.
Kısacası dövme seansına bir gece önce sabaha kadar eğlenmiş, üç saat uyumuş ve kahvaltı yapmamış şekilde gitmek pek iyi bir plan değildir. Vücudunuz zaten birkaç saat boyunca alışık olmadığı bir süreç yaşayacak. Ona biraz yardımcı olmakta fayda var.
Acı konusunda kendinizi gereksiz yere korkutmayın
İlk dövmesini yaptıracak hemen herkesin en çok merak ettiği konu elbette acıdır: Dövme yaptırmak ne kadar acıyor?
Cevabı kişiden kişiye değişiyor.
Dövme sırasında hissedilen şey genellikle tek bir sabit acı değildir. Bölgeye, seans süresine, kişinin acı eşiğine ve sanatçının çalıştığı tekniğe göre his değişebilir.
İlk birkaç dakika vücudunuz alışmaya çalışırken his daha yoğun gelebilir. Bir süre sonra birçok insan ritme adapte olur.
Uzun seanslarda ise başlangıçta rahat olan bölgeler bile zamanla hassaslaşabilir.
Fakat sosyal medyada anlatılan korku hikâyeleri yüzünden dövme acısını zihninizde devasa bir probleme dönüştürmeyin. İnsanlar dünyanın her yerinde her gün dövme yaptırıyor ve büyük çoğunluğu süreci gayet normal şekilde tamamlıyor.
Rahatsız olduğunuzda sanatçınıza söylemeniz de son derece normaldir. Gerektiğinde kısa bir mola verilebilir.
Dövme seansı dayanıklılık yarışması değildir. Kimseye ne kadar güçlü olduğunuzu kanıtlamak zorunda değilsiniz. Rahat iletişim kurmak hem sizin hem de sanatçınız için süreci kolaylaştırır.
Yeni dövmenizin ilk günkü görüntüsü kalıcı değildir
Dövme sonrasında sizi bekleyen süreci bilmek de en az seans öncesi hazırlık kadar önemlidir.
Yeni yapılmış bir dövme genellikle oldukça canlı, keskin ve kontrastlı görünür. İlk birkaç gün içerisinde ise cilt iyileşme sürecine girdiği için görüntü değişebilir.
Hafif kızarıklık, hassasiyet ve iyileşme sürecinde kabuklanma veya soyulmaya benzer görüntüler oluşabilir. Dövmenin zaman zaman daha mat görünmesi de iyileşme sürecinin bir parçası olabilir.
İlk dövmesini yaptıran kişiler bu aşamada panikleyip “Dövmem bozuluyor mu?” diye düşünebilir.
Bu nedenle dövme yaptırmadan önce iyileşme sürecini bilmek sizi gereksiz stresten kurtarır.
En önemli noktalardan biri dövmeyi kurcalamamaktır. Kabukları koparmak veya bölgeyi sürekli kaşımak iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir.
Sanatçınızın size verdiği dövme sonrası bakım talimatlarına uymanız gerekir. Kullanılacak bakım ürünü, bölgenin temizliği ve ilk günlerde dikkat edilmesi gerekenler kullanılan yönteme ve sanatçının uygulamasına göre değişebileceği için size verilen kişisel yönergeleri esas almak en doğrusudur.
Beklenmeyen derecede artan kızarıklık, yoğun şişlik, kötüleşen ağrı, akıntı veya ateş gibi enfeksiyon düşündürebilecek belirtiler oluşursa yalnızca internet yorumlarına güvenmek yerine bir sağlık profesyoneline başvurmak gerekir.
Dövme sonrasında güneş ve su konusunda biraz sabırlı olun
Aynı şekilde dövme sonrası günlük rutininizde bazı küçük değişiklikler yapmanız gerekebilir.
Yeni dövme, iyileşmekte olan bir cilt bölgesidir. Bu nedenle dövme yaptırdıktan hemen sonra tatile gitmek, uzun süre güneşte kalmak veya havuza atlamak pek iyi bir zamanlama olmayabilir.
Özellikle yaz aylarında dövme yaptırmayı planlayanların bunu hesaba katması gerekir.
Deniz, havuz, sauna veya uzun süreli su teması konusunda sanatçınızın önerdiği iyileşme süresine dikkat etmek önemlidir.
Aynı şekilde yeni dövmeyi doğrudan yoğun güneşe maruz bırakmak da iyi bir fikir değildir.
Dövmeniz tamamen iyileştikten sonra bile güneş konusu önemini korur. UV ışınları zaman içerisinde dövmenin görünümünü ve renklerini etkileyebilir. Bu nedenle uzun vadede güneşten korunmak dövmenin daha iyi görünmesine katkı sağlar.
Mesela “Cumartesi dövme yaptırayım, pazar bütün gün plajda olurum.” planı kulağa eğlenceli gelebilir ama dövmeniz bu plana sizin kadar heyecanlanmayacaktır.
Bu yüzden özellikle büyük bir dövme yaptıracaksanız randevunuzu tatil, spor programı veya yoğun güneş altında bulunacağınız dönemlere göre planlamanız mantıklı olur.
Sanatçınızın önerilerine açık olun
Son olarak, iyi bir dövmenin aslında sanatçı ile birlikte yürüttüğünüz bir süreç olduğunu unutmayın.
Aklınızda çok net bir tasarım olabilir. Bu harika. Referanslar getirebilir, sevdiğiniz ve sevmediğiniz detayları anlatabilirsiniz.
Ancak sanatçınızın önerilerine de açık olmak çoğu zaman sonucu daha iyi hale getirir.
Çünkü ekranda güzel görünen bir grafik ile insan vücudunda iyi çalışan bir dövme aynı şey değildir.
Vücudun kıvrımları, kas hareketleri, cildin yapısı, tasarımın yönü, çizgilerin mesafesi ve dövmenin yıllar içerisindeki değişimi gibi detaylar profesyonel bir dövme sanatçısının değerlendirdiği konular arasındadır.
Örneğin tasarımın birkaç santimetre büyütülmesini, biraz yukarı taşınmasını veya bazı detayların sadeleştirilmesini önerebilir.
Buradaki amaç fikrinizi değiştirmek değil, fikrinizin cildiniz üzerinde mümkün olan en iyi versiyonunu oluşturmaktır.
Bu nedenle ilk görüşmede ne istediğinizi açık şekilde anlatın ancak iletişimi tek taraflı bir sipariş süreci gibi düşünmeyin.
En güzel sonuçlar genellikle müşteri ile sanatçı arasında iyi bir iletişim kurulduğunda ortaya çıkar.
İlk dövmenizi yaptırmadan önce bilmeniz gereken belki de en önemli şey ise şu: Heyecanlanmanız son derece normal.
Stüdyoya girdiğinizde biraz gergin olabilirsiniz. Dövme başlamadan önce “Ben gerçekten bunu yapıyor muyum?” diye düşünebilirsiniz. Şablon vücudunuza yerleştirildiğinde aynanın karşısında birkaç kez bakmak isteyebilirsiniz.
Bunların hiçbiri garip değil.
Tam tersine ilk dövmenin en güzel taraflarından biri de bütün bu süreci ilk kez deneyimlemektir.
Önemli olan kendinizi acele etmek zorunda hissetmemenizdir.
Şablonun yerini beğenmediyseniz söyleyin. Biraz sağa alınmasını istiyorsanız söyleyin. Boyut konusunda emin değilseniz tekrar deneyin. Tasarımın küçük bir detayını konuşmak istiyorsanız sorun.
Çünkü dövme tamamlandıktan sonra “Keşke başlamadan önce söyleseydim.” demek yerine, uygulama başlamadan önce birkaç dakika daha düşünmek her zaman daha iyidir.
İyi bir dövme deneyimi yalnızca ortaya çıkan görselle ilgili değildir. Kendinizi rahat hissettiğiniz, sorularınızın cevaplandığı ve sürecin her aşamasını anlayarak ilerlediğiniz bir deneyim olması gerekir.
İlk dövmeniz belki uzun zamandır aklınızda olan bir sembol, belki sevdiğiniz bir insanı veya hayatınızın belirli bir dönemini hatırlatan küçük bir detay, belki de yalnızca görsel olarak çok sevdiğiniz bir tasarım olacak.
Sebebi ne olursa olsun o dövme sizin.
Bu yüzden karar verirken çevrenizdeki insanların ne düşündüğünden önce sizin ne istediğinize odaklanın.
İyi bir dövmenin formülü yalnızca iyi bir tasarım değildir. Doğru fikir, doğru sanatçı, doğru uygulama, hijyenik bir stüdyo ve doğru dövme sonrası bakım bir araya geldiğinde gerçekten keyifle taşıyacağınız bir sonuç ortaya çıkar.
Eğer ilk dövmenizi yaptırmayı düşünüyorsanız ve tasarım, boyut, konum veya stil konusunda kafanızda soru işaretleri varsa Sunnie Tattoo Art’ta fikrinizi birlikte değerlendirebiliriz. Kafanızdaki dövmeyi anlatmak için doğru kelimeleri bulamamanız bile sorun değildir. Birkaç referans, sevdiğiniz tarzlar ve nasıl bir his istediğinizi anlatmanız başlangıç için yeterlidir.
Çünkü iyi bir dövmenin ilk adımı iğneyle değil, doğru bir fikir ve iyi bir iletişimle başlar.
Bursa'da dövme mi düşünüyorsun?
Stüdyomuza göz at, fiyatını hesapla ya da hemen randevu al.

