İçeriğe Atla

dovme-bakimi

Dövme Sildirme Nasıl Yapılır? Lazer Teknolojisi ve Pigment Kimyası

Melisa Lodiyev·
Dövme Sildirme Nasıl Yapılır? Lazer Teknolojisi ve Pigment Kimyası

Dövme sildirme, dışarıdan bakıldığında lazer ışığının dövmenin üzerinden geçirilmesiyle yapılan basit bir işlem gibi görünebilir. Oysa cildin içinde gerçekleşen süreç; fizik, kimya, dermatoloji ve bağışıklık sisteminin birlikte rol aldığı oldukça karmaşık bir mekanizmadır.

Dövme silme hakkında en sık tekrarlanan açıklamalardan biri, lazerin pigmenti kaynama noktasına getirerek buharlaştırdığı ve oluşan maddelerin ter yoluyla vücuttan atıldığıdır. Bu anlatım, lazerin pigment üzerinde çok hızlı bir ısı değişimi oluşturabileceği gerçeğinden yola çıksa da işlemin tamamını doğru açıklamaz.

Modern lazerle dövme sildirmede temel mekanizma, pigment parçacıklarının uygun dalga boyundaki ışığı seçici olarak emmesi, çok kısa sürede mekanik ve termal baskıya maruz kalması ve daha küçük parçacıklara ayrılmasıdır. Küçülen pigment parçaları daha sonra başta makrofajlar olmak üzere bağışıklık hücreleri tarafından tutulur ve lenfatik sistem aracılığıyla bölgeden uzaklaştırılır.

Bu nedenle dövme sildirme yalnızca “pigmenti ısıtma” işlemi değildir. Doğru dalga boyunun, uygun enerji yoğunluğunun, doğru atım süresinin ve kişinin cilt yapısının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Dövme Mürekkebi Neden Ciltte Kalıcıdır?

Dövme yapılırken iğneler pigment parçacıklarını cildin en dış tabakası olan epidermisin altındaki dermis tabakasına bırakır. Epidermis sürekli olarak yenilenip dökülürken dermisteki hücreler ve bağ dokusu daha kararlı bir yapıya sahiptir.

Pigment epidermiste kalsaydı cilt yenilendikçe kısa sürede kaybolabilirdi. Ancak dermise yerleştirildiği için vücut pigmenti tamamen ortadan kaldıramaz.

Dövme yapıldıktan sonra bağışıklık sistemi pigment parçacıklarını yabancı madde olarak algılar. Makrofaj adı verilen bağışıklık hücreleri pigmentleri içine alır. Fakat pigment kümeleri çok büyük veya çözünmeye dirençli olduğu için makrofajlar bunları tamamen parçalayamaz. Pigment taşıyan bazı hücreler öldüğünde parçacıklar serbest kalır ve başka makrofajlar tarafından yeniden tutulur. Bu hücresel döngü, dövmenin uzun yıllar boyunca ciltte kalmasını sağlayan temel mekanizmalardan biridir.

Dövmenin yıllar içinde solmasının nedeni ise pigmentin çok küçük bir bölümünün zamanla parçalanması, lenfatik sisteme taşınması, güneş ışığına bağlı olarak kimyasal değişim geçirmesi ve pigment taşıyan hücrelerin yer değiştirmesidir.

Dövme Mürekkebi ile Pigment Aynı Şey midir?

Günlük dilde dövme boyası veya dövme mürekkebi ifadeleri kullanılsa da kimyasal açıdan karışımın renk veren bölümü çoğunlukla pigmenttir.

Pigmentler, taşıyıcı sıvının içinde tamamen çözünmeyen küçük katı parçacıklardır. Mürekkep ise pigmentlerin yanı sıra su, alkol, gliserin, koruyucu maddeler, kıvam düzenleyiciler ve farklı katkılar içerebilen bütün formülasyondur.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü lazer esas olarak pigmentin ışığı emen kimyasal yapısını, yani kromoforunu hedefler. Taşıyıcı sıvıların büyük bölümü dövme iyileştikten sonra ciltte pigment gibi kalıcı biçimde bulunmaz.

Dövme mürekkeplerinde yüzün üzerinde farklı renklendirici ve çok sayıda yardımcı madde kullanılabildiği bildirilmiştir. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi tarafından incelenen ürünlerde renklendiricilerin büyük bölümünün organik pigmentlerden oluştuğu, bunların önemli bir kısmının ise azo pigmentleri olduğu belirtilmiştir.

Lazerle Dövme Silmenin Gerçek Mekanizması Nedir?

Lazerle dövme silmeyi anlayabilmek için dört temel kavramı bilmek gerekir:

  1. Dalga boyu
  2. Pigmentin ışığı emme özelliği
  3. Lazer atım süresi
  4. Pigmentin bağışıklık sistemi tarafından temizlenmesi

1. Pigment Uygun Dalga Boyunu Emer

Her pigment bütün ışık renklerini aynı oranda emmez. Bir cismin belirli bir renkte görünmesi, bazı dalga boylarını emmesi, bazılarını ise yansıtmasıyla ilgilidir.

Örneğin siyah pigment görünür ışığın geniş bir bölümünü emebilir. Bu nedenle siyah dövmeler çoğu lazer sistemine daha iyi yanıt verebilir. Yeşil görünen bir pigment ise yeşil ışığı büyük ölçüde yansıtır; farklı dalga boylarını emer.

Dövme silme cihazlarının farklı dalga boylarına sahip olmasının nedeni budur. Lazer seçiminde pigmentin kaynama noktası değil, optik absorbsiyon spektrumu dikkate alınır.

FDA, farklı renklerin farklı dalga boylarını emdiğini ve çok renkli dövmelerde birden fazla lazer sistemine ihtiyaç duyulabileceğini belirtir. Siyah ve koyu mavi pigmentler genellikle daha kolay hedeflenirken yeşil, kırmızı ve sarı gibi renkler daha zor olabilir.

2. Enerji Pigment Parçacıklarında Yoğunlaşır

Uygun dalga boyundaki lazer ışığı pigment tarafından emildiğinde ışık enerjisinin bir bölümü çok kısa süre içinde ısı ve mekanik enerjiye dönüşür.

Amaç bütün cildi uzun süre ısıtmak değildir. Enerjinin mümkün olduğunca pigment parçacıklarında yoğunlaşması ve çevredeki sağlıklı dokunun korunması hedeflenir. Bu prensip, seçici fototermoliz olarak adlandırılır.

Buradaki “seçici” kelimesi önemlidir. Lazer yalnızca pigmenti gören sihirli bir sistem değildir. Ciltteki melanin ve kan damarlarındaki hemoglobin de bazı dalga boylarını emebilir. Bu nedenle yanlış dalga boyu veya gereğinden yüksek enerji kullanılması cildin doğal pigmentine zarar verebilir.

3. Pigmentte Fotoakustik Parçalanma Oluşur

Q-switched lazerler enerjiyi nanosaniyeler içinde, pikosaniye lazerler ise daha da kısa sürelerde verir.

Enerjinin bu kadar kısa zamanda aktarılması pigment parçacığının hızla genleşmesine neden olabilir. Ani genleşme ve basınç değişimi, pigment çevresinde şok ve stres dalgaları oluşturur. Bu etkiye fotoakustik veya fotomekanik etki adı verilir.

Pigment kümeleri bu basınç altında çatlayarak daha küçük parçalara ayrılır. Özellikle pikosaniye sistemlerde mekanik parçalama etkisinin daha belirgin olabildiği düşünülmektedir. Ancak cihazın pikosaniye olması, her dövmenin daha az seansta ve tamamen silineceği anlamına gelmez.

Lazer sırasında pigment ve çevresinde çok hızlı, bölgesel sıcaklık yükselmeleri meydana gelebilir. Mikroskobik gaz kabarcıkları, hücre hasarı ve geçici beyazlaşma görülebilir. Ancak bu olay, pigmentin bilinen bir kaynama noktasına kadar kontrollü biçimde ısıtılıp tamamının buhar hâline getirilmesi şeklinde açıklanamaz.

Pigmentler genellikle tek ve saf kimyasal maddeler değildir. Aynı renkteki mürekkep; birden fazla pigment, metal oksit, bağlayıcı, katkı maddesi ve yabancı madde içerebilir. Bu nedenle “kırmızı pigment şu derecede kaynar, lazer de tam o dereceye çıkarır” şeklinde standart bir uygulama mümkün değildir.

4. Küçülen Parçaları Vücut Temizler

Lazer pigmenti tek başına vücuttan çıkarmaz. Lazerin görevi, büyük ve kalıcı pigment kümelerini bağışıklık sisteminin taşıyabileceği daha küçük parçalara dönüştürmektir.

Lazer sonrasında pigment yüklü hücreler hasar görebilir. Serbest kalan küçük parçacıklar makrofajlar tarafından fagosite edilir, yani hücrenin içine alınır. Ardından pigmentin bir bölümü lenfatik kanallar aracılığıyla bölgesel lenf düğümlerine taşınabilir. Bir kısmı dermiste yeniden başka hücreler tarafından tutulabilir.

Bu sürecin haftalar sürmesinin nedeni budur. Dövme, lazer atışının yapıldığı anda tamamen yok olmaz. Uygulamadan sonraki haftalarda bağışıklık sistemi pigmentleri işlemeye devam ettikçe dövmenin rengi kademeli olarak açılır.

Dövme Pigmentleri Ter Yoluyla mı Atılır?

Lazerle parçalanan dövme pigmentlerinin temel atılım yolunun ter olduğu iddiasını destekleyen güçlü bir bilimsel mekanizma bulunmamaktadır.

Ter, ter bezleri tarafından üretilir ve temel olarak su, sodyum, klorür, üre ve farklı küçük moleküller içerir. Dermiste bulunan büyük pigment parçacıklarının ter bezlerine taşınıp terle cilt yüzeyine çıkarılması, dövme sildirmenin kabul edilen ana mekanizması değildir.

Pigmentin uzaklaştırılmasında bağışıklık hücreleri ve lenfatik taşınma daha belirleyicidir. Bazı lazer yöntemlerinde, kabuklanma veya kontrollü yüzey hasarı sonrasında sınırlı miktarda transepidermal pigment kaybı oluşabilir. Bu, pigmentin iyileşen cilt yüzeyinden uzaklaşmasıdır; terleme yoluyla atılması değildir.

Bu nedenle lazer sonrasında çok terlemek, sauna yapmak veya yoğun egzersizle pigmenti dışarı atmaya çalışmak dövmenin daha hızlı silinmesini sağlamaz. Aksine henüz iyileşmemiş ciltte yoğun terleme, sıcaklık, sürtünme ve bakteri teması tahriş ve enfeksiyon riskini artırabilir.

Organik ve İnorganik Dövme Pigmentleri Nelerdir?

Pigmentler kimyasal yapılarına göre genel olarak organik ve inorganik pigmentler şeklinde sınıflandırılabilir.

Buradaki “organik” kelimesi doğal, bitkisel veya sağlıklı anlamına gelmez. Kimyada organik madde, çoğunlukla karbon temelli belirli moleküler yapılara sahip bileşikler için kullanılan bir sınıflandırmadır.

Bir pigmentin organik olması güvenli olduğu, inorganik olması ise zararlı olduğu anlamına gelmez. Her iki pigment grubunda da cilt reaksiyonları, safsızlıklar ve lazer sonrasında farklı kimyasal değişimler görülebilir.

Organik Dövme Pigmentleri

Modern renkli dövme mürekkeplerinin önemli bir bölümü organik pigmentler içerir. Bu pigmentler güçlü ve canlı renkler verebilir.

Azo Pigmentleri

Azo pigmentleri özellikle kırmızı, turuncu ve sarı renklerde sık kullanılan geniş bir pigment grubudur. Kimyasal yapılarında azot atomları arasında bulunan azo bağı yer alır.

Azo pigmentlerinin avantajı güçlü renk vermeleri ve çok geniş bir renk seçeneği sunmalarıdır. Ancak bazı azo pigmentleri güneş, ultraviyole ışık veya lazer enerjisi etkisiyle daha küçük aromatik bileşiklere parçalanabilir.

Avrupa Komisyonu JRC raporu, incelenen organik renklendiricilerin önemli bölümünün azo pigmentlerinden oluştuğunu ve bazı azo pigmentlerinin parçalanma sonucunda kanserojen özellik gösterebilen aromatik aminler açığa çıkarabileceğini bildirmiştir. Bu parçalanma güneş ışığı veya lazer uygulaması altında meydana gelebilir.

Bu bulguların önemli bir bölümü laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmiş kimyasal analizlere dayanır. Lazer sırasında oluşan her parçalanma ürününün insan vücudunda hangi miktarda oluştuğu ve uzun vadede nasıl bir klinik risk meydana getirdiği hâlâ tamamen bilinmemektedir.

Ftalosiyanin Pigmentleri

Bakır ftalosiyanin bileşikleri, özellikle parlak mavi ve yeşil dövme pigmentlerinde kullanılabilir. Oldukça kararlı ve yoğun renk veren yapılardır.

Yeşil ve mavi pigmentlerin lazerle silinmesinin zor olmasının nedenlerinden biri, bu pigmentlerin optik özellikleri ve kimyasal kararlılığıdır. Bazı ftalosiyanin pigmentleri için ruby ve alexandrite gibi farklı dalga boyları gerekebilir.

Bakır ftalosiyanin mavisinin lazer veya yoğun termal işlem altında parçalanmasını inceleyen laboratuvar çalışmalarında benzonitril, farklı nitril bileşikleri ve hidrojen siyanür gibi maddelerin oluşabildiği gösterilmiştir. Ancak bunlar kontrollü laboratuvar deneyleridir; klinik lazer uygulamasında insanın maruz kaldığı gerçek doz ve uzun vadeli etkiler konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Bu durum “lazerle dövme sildirme zehirlenmeye yol açar” şeklinde doğrudan yorumlanmamalıdır. Fakat pigment kimyasının yalnızca renk üzerinden değerlendirilemeyeceğini ve lazerle parçalanmanın kimyasal ürünler oluşturabileceğini gösterir.

Kinakridon ve Diğer Organik Pigmentler

Kinakridon pigmentleri kırmızı, pembe, mor ve magenta tonlarında kullanılabilir. Dioxazine sınıfı pigmentler ise özellikle mor tonlarında görülebilir.

Bu pigmentlerin lazer karşısındaki davranışları yalnızca görünen renge bağlı değildir. Pigmentin moleküler yapısı, kristal şekli, parçacık büyüklüğü, konsantrasyonu ve mürekkepteki diğer maddeler de sonucu etkiler.

Aynı renkte görünen iki dövmenin farklı sayıda seans gerektirmesinin nedenlerinden biri, içerdikleri pigmentlerin kimyasal olarak aynı olmamasıdır.

İnorganik Dövme Pigmentleri

İnorganik pigmentler genellikle metal oksitler, mineral benzeri yapılar veya elementel maddelerden oluşur.

Demir Oksitler

Demir oksit pigmentleri kırmızı, sarı, kahverengi ve siyah tonlarda kullanılabilir. Özellikle kalıcı makyaj, kaş uygulamaları, dudak renklendirmeleri ve ten rengi karışımlarda karşılaşılabilir.

Bazı demir oksit içeren pigmentler lazer enerjisi altında oksidasyon durumunu değiştirebilir. Bunun sonucunda açık kırmızı, kahverengi veya ten rengi bir pigment aniden koyu gri ya da siyaha dönebilir.

Bu olaya paradoksal koyulaşma adı verilir. Dövme açılmak yerine ilk uygulamadan sonra daha koyu görünebilir. Özellikle kalıcı makyaj uygulamalarında küçük bir alanda test atışı yapılmasının önemli olmasının nedenlerinden biri budur. FDA, beyaz, ten rengi ve kalıcı makyaj pigmentlerinin lazer altında oksitlenerek siyaha dönebileceğini belirtmektedir.

Titanyum Dioksit

Titanyum dioksit güçlü bir beyaz pigmenttir. Beyaz dövme mürekkeplerinde, pastel renklerde ve ten rengi karışımlarda bulunabilir.

Titanyum dioksit ışığı güçlü biçimde saçabildiği için lazer enerjisinin pigment karışımının daha derin bölümlerine ulaşmasını zorlaştırabilir. Ayrıca bazı kimyasal formlarında lazer sonrasında renk koyulaşması görülebilir.

Bu nedenle beyaz pigment bulunan dövmeler her zaman kolay silinmez. Beyaz pigment, cilt üzerinde açık göründüğü için masum sanılabilir; ancak lazer planlamasında en dikkatli yaklaşılması gereken pigment gruplarından biridir. Titanyum içeren pigmentlerin lazer yanıtını zorlaştırabileceği güncel deneysel çalışmalarda da incelenmektedir.

Karbon Siyahı

Siyah dövmelerde en sık karşılaşılan pigmentlerden biri carbon black, yani karbon siyahıdır. Büyük ölçüde elementel karbondan oluşan, çözünmeyen ve ışığı güçlü biçimde emen bir pigmenttir.

Karbon içerdiği için otomatik olarak organik pigment sayılmaz. Organik bileşiklerde genellikle karbonun hidrojen, oksijen, azot veya diğer elementlerle oluşturduğu belirli moleküler iskeletler bulunur. Karbon siyahı ise esas olarak elementel karbon yapısındadır ve pigment sınıflandırmasında inorganik pigmentlerle birlikte değerlendirilebilir.

Siyah pigment geniş bir dalga boyu aralığını emebildiğinden genellikle lazerle daha kolay hedeflenir. Ancak yoğun blackwork dövmeler, üst üste geçilmiş alanlar ve derine yerleştirilmiş profesyonel siyah pigmentler yine de çok sayıda seans gerektirebilir.

Diğer Metal ve Mineral Bileşenleri

Bazı dövme mürekkeplerinde krom, nikel, kobalt, çinko, bakır ve farklı metal bileşenleri bulunabilir. Bu maddeler doğrudan pigmentin parçası olabileceği gibi üretimden kaynaklanan safsızlıklar şeklinde de bulunabilir.

Pigment içeriği etikette eksiksiz yazılmayabilir veya aynı renk ismiyle satılan ürünler farklı kimyasal bileşimlere sahip olabilir. Tattoo mürekkeplerinin kimyasal analizlerinde, belirtilen içerikle laboratuvarda tespit edilen maddeler arasında farklılıklar görülebildiği bildirilmiştir.

Organik Pigmentler mi Daha Kolay Silinir, İnorganik Pigmentler mi?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.

Bir pigmentin organik veya inorganik olması, tek başına silinme kolaylığını belirlemez. Daha önemli faktörler şunlardır:

Pigmentin hangi dalga boylarını emdiği, parçacık büyüklüğü, kimyasal kararlılığı, ciltteki yoğunluğu, pigmentin yerleştirildiği derinlik, mürekkebin içinde başka hangi maddelerin bulunduğu ve kişinin bağışıklık sistemi.

Örneğin organik yapıdaki mavi bir ftalosiyanin pigmenti oldukça dirençli olabilir. İnorganik kabul edilen siyah karbon pigmenti ise güçlü ışık emilimi nedeniyle daha kolay yanıt verebilir.

Buna karşılık demir oksit veya titanyum dioksit içeren inorganik pigmentler lazer sonrasında koyulaşabilir ve tedaviyi zorlaştırabilir.

Dolayısıyla “organik pigment kolay silinir” veya “metal pigment silinmez” gibi genel kurallar bilimsel değildir.

Hangi Renk İçin Hangi Lazer Kullanılır?

Lazer cihazları çoğunlukla ürettikleri ışığın dalga boyuyla tanımlanır. Dalga boyu nanometre, yani nm cinsinden ifade edilir.

1064 nm Nd:YAG

1064 nm dalga boyu özellikle siyah, koyu mavi ve koyu pigmentlerde kullanılabilir. Melanin tarafından görece daha az emildiği için daha koyu cilt tonlarında tercih edilebilen seçeneklerden biridir.

Ancak koyu ciltlerde risk tamamen ortadan kalkmaz. Yanlış enerji kullanımı ciltte açılma, koyulaşma veya iz oluşmasına yol açabilir.

532 nm Nd:YAG

532 nm dalga boyu kırmızı, turuncu, pembe ve bazı sarı pigmentlerde etkili olabilir.

Bu dalga boyu ciltteki melanin ve hemoglobin tarafından da daha fazla emilebilir. Bu nedenle özellikle koyu cilt tonlarında daha dikkatli enerji ayarı gerekir.

755 nm Alexandrite

Alexandrite lazerler bazı mavi ve yeşil pigmentleri hedeflemek için kullanılabilir.

694 nm Ruby

Ruby lazer de özellikle yeşil, mavi ve siyah pigmentlerde kullanılabilir. Ancak melanin tarafından daha fazla emilebildiği için cilt tipi seçimi önemlidir.

Bunlar genel kullanım alanlarıdır. Bir dövmenin yalnızca dışarıdan görünen rengine bakılarak cihaz seçilmesi doğru değildir. Aynı yeşil renk, farklı pigment karışımlarından üretilebilir ve aynı lazere farklı yanıt verebilir. Farklı renklerin farklı lazerlere ihtiyaç duyabilmesi, tek cihazla çalışan merkezlerde bazı pigmentlerin geride kalmasına neden olabilir.

Q-Switched ve Pikosaniye Lazer Arasındaki Fark Nedir?

Q-switched lazerler enerjiyi nanosaniye düzeyindeki çok kısa atımlar hâlinde verir. Pikosaniye lazerler ise enerjiyi nanosaniyeden yaklaşık bin kat daha kısa zaman aralıklarında iletebilir.

Atım süresinin kısalması, pigment üzerinde daha güçlü mekanik stres oluşturabilir. Böylece parçacıklar daha küçük boyutlara ayrılabilir.

Pikosaniye lazerlerin bazı siyah, mavi ve yeşil pigmentlerde daha az seansla sonuç verebildiğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Ancak sonuçlar her dövmede aynı değildir. Dövmenin kimyasal içeriği, renkleri, yoğunluğu, cilt tipi ve uygulayıcının kullandığı parametreler cihazın isminden daha önemlidir.

Pikosaniye lazer ifadesi tek başına kalite garantisi değildir. Uygun olmayan dalga boyuna sahip güçlü bir cihaz, doğru dalga boyuna sahip daha eski bir cihazdan daha başarısız olabilir.

Dövme Sildirme Kaç Seans Sürer?

Çoğu dövme tek seansta tamamen silinmez.

Dövme yapılırken pigment cilde katmanlar hâlinde yerleştirilir. Bütün pigment katmanlarını tek seansta parçalamaya çalışmak cilde güvenli sınırların üzerinde enerji verilmesini gerektirebilir.

Seans sayısı şu faktörlere göre değişir:

Dövmenin büyüklüğü, renk sayısı, pigment yoğunluğu, kullanılan pigmentlerin kimyasal yapısı, dövmenin profesyonel veya amatör olması, cover-up bulunması, dövmenin yaşı, vücuttaki konumu, cilt tonu, yara izi eğilimi ve kişinin bağışıklık sistemi.

Seanslar arasında yalnızca cildin üst yüzeyinin iyileşmesi beklenmez. Makrofajların ve lenfatik sistemin parçalanan pigmenti taşıması için de zaman gerekir. Bu yüzden seansların gereğinden sık yapılması, dövmenin daha hızlı silineceği anlamına gelmez.

Bazı dövmeler büyük ölçüde temizlenebilirken bazı dövmelerde gölgelenme, renk kalıntısı veya pigmentin altında bulunan eski yara dokusu görünmeye devam edebilir. Tam silinme her zaman mümkün değildir.

Lazer Pigmentin Kimyasını Değiştirir mi?

Evet, lazer yalnızca pigment parçacıklarını fiziksel olarak küçültmeyebilir. Bazı pigmentlerde kimyasal bağların kopmasına ve yeni parçalanma ürünlerinin oluşmasına da neden olabilir.

Özellikle organik azo ve ftalosiyanin pigmentleri üzerinde yapılan laboratuvar çalışmalarında lazer veya yoğun ışık etkisiyle daha küçük kimyasal maddelerin oluştuğu gösterilmiştir. Bazı parçalanma ürünleri toksikolojik açıdan dikkat gerektiren aromatik aminler veya nitril bileşikleri olabilir.

Bununla birlikte laboratuvar ortamında pigment süspansiyonuna doğrudan lazer uygulanmasıyla, insan cildindeki klinik lazer uygulaması aynı koşullar değildir.

İnsan vücudunda ne miktarda parçalanma ürünü oluştuğu, bunların ne kadarının dokuda kaldığı, ne kadarının lenfatik sistemle taşındığı ve uzun vadeli etkileri konusunda hâlâ önemli bilgi eksiklikleri vardır. FDA da lazer sonrasında pigmentlerin parçalanmasının kısa ve uzun vadeli sonuçlarının tamamen bilinmediğini belirtmektedir.

Bu belirsizlik, lazerle dövme silmenin uygulanmaması gerektiği anlamına gelmez. İşlemin tıbbi değerlendirme altında, uygun cihazla ve gereksiz yüksek enerjiden kaçınılarak yapılması gerektiğini gösterir.

Alerjik Dövmelere Lazer Uygulanır mı?

Dövmede sürekli kaşıntı, kabarıklık, şişme, pullanma veya renkli alanlarda tekrarlayan reaksiyon varsa işlem öncesinde dermatoloji değerlendirmesi gerekir.

Özellikle kırmızı pigmentlerde kronik alerjik reaksiyonlar daha sık bildirilmektedir. Lazer uygulaması pigmenti parçalayarak alerjen maddelerin daha geniş bir alana yayılmasına veya lenfatik sisteme taşınmasına neden olabilir.

Lazer sonrasında lokal reaksiyonun artması, yaygın alerjik döküntü veya sistemik reaksiyon gelişmesi mümkündür. Alerjik reaksiyon bulunan dövmelerde doğrudan lazer uygulamak yerine dermatoloğun cerrahi çıkarma veya başka bir tedavi seçeneğini değerlendirmesi gerekebilir.

Dövme Sildirme Sonrası Neler Görülebilir?

Lazer uygulamasından hemen sonra geçici beyazlaşma, kızarıklık, hassasiyet ve şişlik görülebilir. Bazı kişilerde küçük su kabarcıkları, noktasal kanama veya kabuklanma oluşabilir.

Bu reaksiyonlar dövmenin tamamen silindiğini göstermez. Cildin lazer enerjisine verdiği erken yanıttır.

Olası yan etkiler şunlardır:

Cilt renginde açılma, cilt renginde koyulaşma, yanık, yara, enfeksiyon, doku değişikliği, iz oluşumu ve pigmentin tamamen silinmemesi.

Bu riskler özellikle yanlış cihaz kullanıldığında, cilt tipi değerlendirilmediğinde veya uygulamayı yapan kişinin lazer ve cilt sağlığı konusunda yeterli eğitimi olmadığında artabilir.

Dövme Sildirme Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulama öncesinde kişinin sağlık durumu, kullandığı ilaçlar, cilt hastalıkları, keloid geçmişi, bağışıklık sistemi sorunları ve dövmede daha önce gelişmiş reaksiyonlar değerlendirilmelidir.

Dövmenin renkleri ve tahmini pigment yapısı incelenmeli, özellikle kalıcı makyaj, beyaz veya ten rengi pigmentlerde test atışı düşünülmelidir.

Bronzlaşmış ciltte melanin miktarı arttığı için lazer enerjisinin cildin doğal rengi tarafından emilme riski yükselir. Bu durum yanık ve pigment değişikliği riskini artırabilir.

Dövmenin üzerinde şüpheli bir ben, iyileşmeyen yara veya değişen bir deri oluşumu bulunuyorsa lazer öncesinde dermatolojik muayene yapılmalıdır.

Dövme Sildirme Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır?

Lazer sonrasında uygulama bölgesine işlemi yapan sağlık profesyonelinin önerdiği şekilde bakım yapılmalıdır.

Bölge kaşınmamalı, kabuklar koparılmamalı ve su kabarcıkları patlatılmamalıdır. İlk günlerde bölgeyi sürtünme, darbe ve kirli yüzeylerden korumak gerekir.

Yoğun egzersiz, sauna, hamam, buhar odası, havuz ve çok sıcak duş iyileşme sürecinde tahrişi artırabilir.

Tedavi edilen alan güneşten korunmalıdır. Güneşe maruz kalma, işlem sonrasında cildin koyulaşması veya açılması riskini artırabilir. Amerikan Dermatoloji Akademisi, tedavi edilen alanın güneşten fiziksel olarak korunmasını ve evde bakım talimatlarına uyulmasını önermektedir.

Bol su içmek genel sağlık için yararlıdır. Ancak çok fazla su içmenin veya terlemenin pigmentleri doğrudan dışarı attığına ilişkin kanıt bulunmamaktadır.

Dövme Silme Kremleri Pigmenti Parçalayabilir mi?

Dövme pigmenti dermiste bulunduğu için cilt yüzeyine sürülen kremler pigment parçacıklarına güvenli ve etkili biçimde ulaşamaz.

Dövme silme adıyla satılan bazı ürünlerde asit, retinol, ağartıcı veya güçlü soyucu maddeler bulunabilir. Bu ürünler dövmeyi silmeden ciltte kimyasal yanık, yara ve kalıcı iz oluşturabilir.

FDA, dövme silme kremi ve ev tipi dövme silme setlerini onaylamadığını, bunların güvenli ve etkili olduğuna dair kanıt bulunmadığını belirtmektedir.

Tam Sildirme mi, Cover-Up İçin Açtırma mı?

Her dövmenin tamamen silinmesi gerekmez.

Eski dövmenin anlamı hâlâ kişiye yakınsa ancak tasarımı, işçiliği veya yerleşimi artık istenmiyorsa cover-up düşünülebilir. Fakat yoğun ve koyu bir dövmeyi doğrudan başka bir tasarımla kapatmak yeni çalışmanın gereğinden fazla büyümesine veya koyulaşmasına neden olabilir.

Bu durumda birkaç lazer seansıyla pigment yoğunluğunun azaltılması, dövme sanatçısına daha geniş tasarım seçeneği sunabilir.

Lazer işlemi yetkili sağlık profesyonelleri tarafından planlanmalı, yeni dövme veya cover-up tasarımı ise deneyimli bir dövme sanatçısıyla değerlendirilmelidir.

Sunnie Tattoo Art & Coffee’de mevcut dövmenin tasarım açısından yeniden yorumlanması, cover-up imkânları ve yeni kompozisyon seçenekleri değerlendirilebilir. Tıbbi lazer uygulaması ve kişinin işleme uygunluğu için dermatoloji uzmanına veya yetkili sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Dövme Sildirme Hakkında Sık Sorulan Sorular

Lazer dövme pigmentini kaynatır mı?

Lazer pigmentte çok hızlı ve yüksek bölgesel sıcaklık değişimleri oluşturabilir. Ancak işlem, pigmentin bilinen kaynama noktasına getirilip tamamen buharlaştırılması esasına dayanmaz.

Esas mekanizma pigmentin uygun dalga boyunu emmesi, fotoakustik ve fototermal etkilerle parçalanması ve küçülen parçaların bağışıklık sistemi tarafından uzaklaştırılmasıdır.

Dövme pigmenti terle dışarı atılır mı?

Pigmentin ana temizlenme yolu ter değildir. Parçalanan pigmentler makrofajlar tarafından alınır ve lenfatik yollarla taşınabilir.

Bazı yüzeysel pigment parçaları kabuklanma ve cilt yenilenmesi sırasında uzaklaşabilir; bu durum terle atılma olarak değerlendirilmez.

Lazerden sonra spor yapmak pigmenti daha hızlı attırır mı?

Hayır. Fazla terlemek pigment temizliğini hızlandırdığı kanıtlanmış bir yöntem değildir.

Özellikle ilk iyileşme döneminde yoğun egzersiz ve terleme, ciltte sürtünme, tahriş ve enfeksiyon riskini artırabilir.

Her rengin farklı kaynama noktası mı vardır?

Pigmentlerin farklı termal ve kimyasal özellikleri olabilir. Ancak lazer seçiminde esas alınan değer kaynama noktası değildir.

Dalga boyu, pigmentin ışığı hangi oranda emdiğine göre seçilir.

Organik pigmentler daha güvenli midir?

Organik ifadesi doğal veya zararsız anlamına gelmez. Bazı organik azo pigmentleri lazer veya UV ışığı altında aromatik aminlere parçalanabilir.

İnorganik pigmentlerde ise metal safsızlıkları, renk değişimi veya paradoksal koyulaşma gibi farklı sorunlar görülebilir.

Lazerle parçalanan pigmentler zehirli olabilir mi?

Bazı pigmentlerin laboratuvar ortamında lazerle parçalanması sonucunda toksikolojik açıdan önemli maddeler oluşabildiği gösterilmiştir.

Ancak klinik uygulamada oluşan miktarlar ve uzun vadeli insan sağlığı etkileri tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle işlem, uygun tıbbi değerlendirme ve doğru lazer parametreleriyle gerçekleştirilmelidir.

Siyah dövme neden daha kolay silinir?

Siyah pigment görünür ve yakın kızılötesi ışığın geniş bir bölümünü emebilir. Bu nedenle 1064 nm gibi lazer dalga boylarıyla etkili biçimde hedeflenebilir.

Ancak yoğun ve katmanlı siyah dövmeler yine de uzun bir tedavi süreci gerektirebilir.

Beyaz dövme lazerle silinir mi?

Beyaz pigmentlerde sıklıkla titanyum dioksit bulunur. Lazer sonrasında pigment koyulaşabilir veya ışığı güçlü biçimde saçarak tedaviyi zorlaştırabilir.

Beyaz ve ten rengi pigmentlerde test atışı yapılmadan geniş bir alana uygulama yapılması riskli olabilir.

Dövme tamamen silinir mi?

Bazı dövmeler neredeyse görünmez hâle gelebilir. Bazılarında ise gölge, renk kalıntısı, cilt tonu değişikliği veya dövme yapılırken oluşmuş yara dokusu kalabilir.

Tam silinme garanti edilemez.

Sonuç: Dövme Sildirme Sıcaklıktan Daha Fazlasıdır

Dövme sildirme süreci yalnızca pigmentin ısıtılması veya buharlaştırılması değildir.

Lazer ışığı pigmentin kimyasal ve optik özelliklerine uygun dalga boyunda seçilir. Pigment enerjiyi emer, çok hızlı termal ve mekanik baskıya maruz kalır ve daha küçük parçacıklara ayrılır. Küçülen parçaların önemli bir bölümü makrofajlar ve lenfatik sistem tarafından zaman içinde uzaklaştırılır.

Pigmentin organik veya inorganik olması; lazer karşısında nasıl davranacağını, hangi parçalanma ürünlerinin oluşabileceğini, renk değişimi riskini ve tedavinin kaç seans sürebileceğini etkileyebilir.

Bu nedenle dövme silme işleminde yalnızca cihazın markasına veya “en yüksek enerji” vaadine bakılmamalıdır. Pigment rengi, tahmini kimyasal yapısı, cilt tipi, kullanılan dalga boyu, atım süresi ve uygulayıcının tıbbi deneyimi birlikte değerlendirilmelidir.

Dövme sildirmede amaç pigmenti ne pahasına olursa olsun yok etmek değil, ciltte gereksiz hasar oluşturmadan mümkün olan en güvenli ve kontrollü açılmayı sağlamaktır.

Tıbbi Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi veya kişiye özel tıbbi öneri yerine geçmez. Lazerle dövme sildirme öncesinde dermatoloji uzmanına veya yetkili bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Bursa'da dövme mi düşünüyorsun?

Stüdyomuza göz at, fiyatını hesapla ya da hemen randevu al.